Yap, et, kimsenin haberi olmasın!
Saraçhane’deki insanlara yapılan polis saldırılarını canlı yayınlayan TV kanalları, RTÜK uyarısıyla durduruluyor.
Yayınını kesintisiz sürdüren BBC muhabiri gözaltına alınıyor ve en acelesinden sınır dışı ediliyor.
Youtube kanallarına lisans alma zorunluluğu getiriliyor ki icabında TV kanallarına yaptıkları gibi, “Lisansını iptal ederim ha!” diyerek yayınlarını kestirebilsinler.
Abone abone belirlenip VPN kullananların VPN’leri durduruluyor. (Sanki sonsuz durdurulabilirmiş gibi.)
Bir televizyon kanalına on gün ekran karartma cezası veriliyor.
Neden?
Şunlardan dolayı olabilir mi acaba:
Yasadışılıklara isyan eden halkı kimse izlemesin.
Hak, hukuk ve adalet isteyen genç yaşlı insanların nasıl çok, nasıl kalabalık; ülkenin neredeyse yüzde yetmişi olduğunu kimse görmesin.
Bu itirazları yandaş seyirciler izlemesin, duymasın. (Belki etkilenirler.)
Yaka numarası olmayan polislerden oluşturulmuş polis ordusunun, öğrencilere yaptıklarını kimse görmesin. “Niye yaka numarası yok bunların, kim bunlar?” diye kimse sormasın.
Orantısız güç kullanımından kimselerin haberi olmasın.
Çünkü saldırılar çok ağır. Övünülecek bir yanı yok.
Biz, övünülecek şeyler gösterin isteriz.
Övün ki övünelim.
Geçen gün yetkili birisi “Hiç iyi haber yayınlamıyorsunuz.” diye sitem etmişti… Kimdi anımsamıyorum ama ona Demirelce bir yanıt vermek şart:
“İyi bir şey vardı da yedik mi?”
Herkes iyi haber peşinde. İyi bir şeyler var mı diye bakarken hep kötü şeyler görmekten, duymaktan, yaşamaktan yoruldu bu halk.
Şimdi bu itirazlar da ülkede iyi bir şeyler olabilsin diye zaten.
Sizinle iyi bir şey olamıyor. İyi duygularınız yok belki de. Onu bilemeyiz ama yönetim biçiminizde iyi bir şey yok.
Hep kısıtlama, hep yasak, hep haksızlık, hep adaletsizlik, hep utanmazlık…
Halktan alıp beşli çete gibilere verme, işinize gelmeyen her şeyi yasaklama, işinize geleni parlatıp öne çıkarma.
Halkın arasına fitne fesat, kitlelerin içine provakatör sokma…
Polisin dövdüğü göstericinin, “ben polisim vurma” diye seslenişini izlediniz mi? Hani o gece yarısı gösterici dövme harekatları sırasında mı neydi, bulup izlesenize.
Utanmazlık da diz boyu…
T.C. polisi bayrak tekmelemez diye bilirdik ama bunlar tekmeliyorlar.
Benim bildiğim T.C. polisi camiye ayakkabıyla da girmez ama bunlar giriyor. Girmekle kalmayıp içeride futbol oynuyor. Bir zamanların karanlık gücü -yine hortlamış- İBDA-C’cilerle üstelik.
Sonra da “Göstericiler camiyi dağıtmış!” diye feryat figan…
Camiye girmiş de olabilirler göstericiler ama futbol oynamamışlardır, canlarını kurtarmak için sığınmışlardır…
Çünkü, karşılarındaki ne olduğu belli olmayan güç, çok saldırgan.
Çünkü, İŞİD, SADAT, WAGNER, Taliban, Jitem, Hizbulkontra, vb. olsalardı ancak bu kadar kontrolsüz bir saldırganlıkla koşarlardı bu polisgibimsiler, insan öldürmek için.
Kendilerine öldürme emri verilmemiş de sadece “döv, mahvet” denilmiş gibi koşuyorlar insanların üstüne. Döv, tekmele ama öyle bir tekmele ki tekmelediğin, tekmelemelere doyamadığın öğrencinin rahmi parçalansın.
Yap, et, kimsenin haberi olmasın. Her yasal gösteriyi yasakla, her yasal yayını durdur, her yasal hakkı yok et ama bunlara kimse itiraz etmesin. Ederlerse de kimse bilmesin.
RTÜK adlı kurumu devreye sür, yayınların tümünü biçsin.
Her türlü kötülüğü yap et, kimsenin haberi olmasın. Bu devirde bu mümkün değil sayın büyükler. Yapılan şey iyi de olsa kötü de olsa mutlaka duyulur. Söyleyin de RTÜK boşuna yorulmasın… Ya da iyi şeyler yapın ki yayınlar sizleri üzmesin, aksine gönendirsin.
İyi işler yapabilir misiniz? Partililerinizin değil, bütün vatandaşın yararına işler?
Yapmalısınız.
Çünkü bir devlet, parti devleti olur ise, o devletten kimseye hayır gelmez.
Vatandaşlardan da parti devletine sadakatle bağlanmaları istenemez.
İstense de tüm çabalar, bütün zor kullanmalar boşa düşer.
Düşüyor işte görüldüğü gibi… (Göstermemek için onca uğraşmanıza rağmen)
“Vatandaşı yanlışla suçlamak yerine, onun gösterdiği yanlışlarınızı düzeltmeye odaklansanız hem memleket kalkınır hem herkes mutlu olur.” diyeceğim de millet bana g…le gülecek.
Yine de söyleyeyim ben: İyi şeyler yapın! İyi işler…
Kötü şeyler yapıp sonra da gazetecileri tutuklama, kanalları RTÜK’le susturma, halkın üstüne polisgibimsiler salma (Gerçek polis iseler de onlara önce insan olmayı öğretin) gibi nahoş işlerle uğraşmayın.
NOT: Cemil Kılıç, RTÜK’e, “Recep Tayyip Üst Kurulu” diye yazmış, X’te okudum. Doğru mu yanlış mı bu açılım, bilmiyorum. Belki de doğrudur.
Dün de bir metne rastlamıştım, pek hoşuma gitmişti, ilgisi yok ama yine de şuraya ekleyeyim:
"Dağ başına tünek kurmuş bir yırtıcı kuş, her geçenden et koparır semirir
Ondan bezmiş yolcular, bir bakarsın hep birlikte delirir, yırtıcıyı indirir.
Yolup tüylerini tek tek, cıscıbıl kış içine gönderir.
Bugün değilse yarın, yarın değilse öbür gün…
Her yırtıcının sonu tüysüz kalmaktır der canım şair."

Bergama İl Olmalı mı?
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Galatasaray | 28 | 71 |
2. Fenerbahçe | 27 | 65 |
3. Samsunspor | 28 | 51 |
4. Beşiktaş | 27 | 47 |
5. Eyüpspor | 28 | 44 |
6. Başakşehir | 27 | 39 |
7. Göztepe | 27 | 38 |
8. Gaziantep FK | 27 | 38 |
9. Kasımpaşa | 28 | 38 |
10. Trabzonspor | 27 | 36 |
11. Antalyaspor | 28 | 36 |
12. Konyaspor | 28 | 34 |
13. Rizespor | 27 | 33 |
14. Alanyaspor | 28 | 31 |
15. Sivasspor | 28 | 30 |
16. Bodrum FK | 28 | 30 |
17. Kayserispor | 27 | 30 |
18. Hatayspor | 27 | 19 |
19. A.Demirspor | 27 | -2 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Kocaelispor | 31 | 62 |
2. Karagümrük | 31 | 56 |
3. Erzurumspor | 31 | 54 |
4. Gençlerbirliği | 31 | 51 |
5. Bandırmaspor | 31 | 51 |
6. İstanbulspor | 31 | 49 |
7. Ahlatçı Çorum FK | 31 | 46 |
8. Amed Sportif | 31 | 46 |
9. Boluspor | 31 | 45 |
10. Ümraniye | 31 | 45 |
11. Esenler Erokspor | 31 | 44 |
12. Iğdır FK | 31 | 44 |
13. Keçiörengücü | 31 | 42 |
14. Pendikspor | 31 | 41 |
15. Sakaryaspor | 31 | 39 |
16. Ankaragücü | 31 | 38 |
17. Manisa FK | 31 | 37 |
18. Şanlıurfaspor | 31 | 34 |
19. Adanaspor | 31 | 27 |
20. Yeni Malatyaspor | 31 | -21 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Liverpool | 30 | 73 |
2. Arsenal | 30 | 61 |
3. Nottingham Forest | 30 | 57 |
4. M.City | 30 | 51 |
5. Newcastle | 29 | 50 |
6. Chelsea | 29 | 49 |
7. Aston Villa | 30 | 48 |
8. Brighton | 30 | 47 |
9. Fulham | 30 | 45 |
10. Bournemouth | 30 | 44 |
11. Brentford | 30 | 41 |
12. Crystal Palace | 29 | 40 |
13. M. United | 30 | 37 |
14. Tottenham | 29 | 34 |
15. Everton | 30 | 34 |
16. West Ham United | 30 | 34 |
17. Wolves | 30 | 29 |
18. Ipswich Town | 30 | 20 |
19. Leicester City | 30 | 17 |
20. Southampton | 30 | 10 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Barcelona | 29 | 66 |
2. Real Madrid | 29 | 63 |
3. Atletico Madrid | 29 | 57 |
4. Athletic Bilbao | 29 | 53 |
5. Villarreal | 28 | 47 |
6. Real Betis | 29 | 47 |
7. Rayo Vallecano | 29 | 40 |
8. Celta Vigo | 29 | 40 |
9. Mallorca | 29 | 40 |
10. Real Sociedad | 29 | 38 |
11. Sevilla | 29 | 36 |
12. Getafe | 29 | 36 |
13. Girona | 29 | 34 |
14. Osasuna | 29 | 34 |
15. Valencia | 29 | 31 |
16. Espanyol | 28 | 29 |
17. Deportivo Alaves | 29 | 27 |
18. Leganes | 29 | 27 |
19. Las Palmas | 29 | 26 |
20. Real Valladolid | 29 | 16 |
Doç. Dr. Şafak Nakajima
Duygularımız ne derse desin, hangi hikâyeyi anlatırsa anlatsın, eylemi seçme özgürlüğümüz hep elimizdedir. Bazen acıyla, bazen kaygıyla ama yönümüzü kendimiz belirleyerek yaşamayı öğrenebiliriz.
Çünkü çoğu zaman gerçek özgürlük, tutunduğumuz şeyi bırakmakla başlar.Bugünkü yazınıza başka değerli bir insanın yazısı ile karşılık vermek istedim.Kaleminize Sağlık